
ABD Ticaret Temsilciliği'nin (USTR) 301. madde kapsamındaki soruşturmasının bulguları ve olası yeni gümrük vergileri yaklaşırken, Çin, ABD hükümetinin endüstriyel kapasite fazlalığı iddialarına karşı misilleme yapıyor.
Çin hükümeti, USTR’ın soruşturmasına yol açan iddiayı ele alan bir beyaz kitap yayınladı. Bu iddiaya göre Çin, iç ihtiyaçlarını aşan bir üretim kapasitesine sahip ve bu durum, ABD üreticilerini baltalayan ve sürekli bir ticaret dengesizliğine katkıda bulunan ucuz ürünlerle piyasayı adeta dolduruyor. ABD Ticaret Temsilciliği'ne göre, Çin hükümeti sanayi faaliyetlerini sübvanse ederek sanayi tabanını güçlendiriyor; ABD Ticaret Temsilciliği bu eylemlerin Çinli üreticilere haksız bir avantaj sağladığına inanıyor.
Mart ayında başlatılan ABD Ticaret Temsilciliği (USTR) soruşturmaları, Avrupa Birliği, Singapur, İsviçre, Norveç, Endonezya, Malezya, Kamboçya, Tayland, Kore, Vietnam, Tayvan, Bangladeş, Meksika, Japonya ve Hindistan'ı da hedef almıştı. Büyükelçi Jamieson Greer, "Birçok ABD ticaret ortağı, yurt içinde tüketebileceklerinden daha fazla mal üretiyor" ve aşırı üretimin "mevcut ABD iç üretimini yerinden ettiğini veya ABD imalat üretiminde yatırım ve genişlemeyi engellediğini" söylemişti.
Bir zamanlar ABD'nin en büyük ticaret ortağı ve en büyük ve en sürekli ticaret fazlasına sahip olan Çin, uzun zamandır Başkan Donald Trump'ın hedefindeydi ve Trump, ticareti yeniden dengelemek amacıyla ilk döneminde bu ülkeye karşı 301. Madde soruşturması başlatmıştı.
Çin’in yaptığı açıklamada ise, “Son yıllarda, uluslararası ekonomik ve ticari ortam, büyük ülkeler arasındaki rekabetin yoğunlaşması ve küresel sanayi ve tedarik zincirlerinin hızla yeniden şekillenmesiyle birlikte derin değişimler geçirdi. Sanayi rekabet güçleri ve pazar konumları hakkındaki artan endişelerle birlikte, bazı ülkeler ve ekonomiler” özellikle ABD ve daha geniş anlamda Batı “ekonomik ve ticari konuları siyasallaştırdı” ifadelerini kullandı.
Çin'in değerlendirmesine göre, belirli ekonomilerdeki aşırı kapasite sorununu çözmek, ticaret engelleri ve yaptırımlar getirmek yerine "kapsamlı, objektif" bir yaklaşım gerektiriyor. Bakanlık, gümrük vergileri gibi araçların kullanılmasının "küresel ekonomik ve ticari düzeni bozmaktan ve küresel sanayi ve tedarik zincirlerinin güvenliğini ve istikrarını baltalamaktan başka bir işe yaramayacağını" belirtti. Bu durum, "dünya ekonomik büyümesi için uzun vadeli riskler" anlamına gelebilir.
Sanayi kapasitesi önce ABD'den Avrupa'ya, ardından Avrupa'dan Doğu Asya'ya kaydı ve günümüzde Güneydoğu Asya daha fazla sanayi pazar payı kazanıyor.
Açıklamada, ticaret fazlasının mutlaka aşırı kapasitenin sonucu olmadığı ve sübvansiyonların "piyasa aksaklıklarını düzeltmeye, teknolojik yenilikleri ilerletmeye, çevreyi korumaya, yoksulluğu azaltmaya ve dengeli kalkınmayı teşvik etmeye" yardımcı olabileceği savunuldu.
Ayrıca aşırı kapasitenin statik değil, dinamik bir piyasa olgusu olduğu ve zaman içinde denge ile dengesizlik arasında döngüsel olarak değiştiği belirtildi. Dolayısıyla, ABD'nin ticaret dengesizliği yaşadığı ülkelerle ticareti kontrol etmeye veya kısıtlamaya çalışmasının gereksiz ve zararlı olduğu belirtildi.