
Avrupa Komisyonu tarafından Birlik genelinde emisyonların 2030 itibarıyla 1990 seviyesine göre %55 oranında azaltılmasına yönelik “Fit for 55” paketi 2023 yılının Nisan ayında kabul edilmiş ve 2030 hedefinin %40'dan %55'e yükseltilmesinin bir sonucu olarak AB emisyonunun yaklaşık %45’ini kapsayan Emisyon Ticaret Sisteminde (ETS) bazı revizyonlar yapılması gerekli hale gelmiştir. Bu çerçevede, Komisyon 2003/87/EC sayılı ETS Tüzüğünde değişiklik yapılmasına yönelik aşağıda yer verilen beş ana unsurdan oluşan bir teklif sunulduğu aktarılmaktadır:
Ancak, AB’de yoğunlaşan rekabetçilik endişelerinin ve özellikle 1 Ocak 2026 itibarıyla mali uygulama dönemi başlayan Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın devreye girmesi ile ETS kapsamındaki ücretsiz tahsisatların aşamalı şekilde azaltılarak 2034 itibarıyla tamamen sonlandırılacak olmasına yönelik tepkilerin giderek artmakta ve ETS’de yapılacak revizyonların Avrupa gündeminde daha önemli bir yer teşkil ettiğinin görüldüğü belirtilmektedir.
Bu kapsamda öncelikle, 19 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen AB Konseyi toplantısından hemen önce 10 üye ülke (Avusturya, Bulgaristan, Çekya, Hırvatistan, Yunanistan, Macaristan, İtalya, Polonya, Romanya, Slovakya) tarafından Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’ı muhatap mektupta, ETS kapsamındaki ücretsiz tahsisatların 2034 sonrasında devamının temin edilmemesi halinde sanayilerinin bu maliyetlerle başa çıkamayacağının altı çizilmiş, ayrıca yılın ikinci yarısında gerçekleştirilmesi öngörülen ETS revizyonunun da en geç Mayıs sonu itibarıyla tamamlanması talep edilmiştir.
Bahse konu AB Konseyi toplantısı sonrası ise Konsey Başkanı Antonio Costa ile ortak basın toplantısında Von der Leyen, İran’da devam eden savaş, enerji ve yakıt tedarik güvenliği ve vergilendirmesinin yanı sıra ETS revizyonu hakkında da açıklamalarda bulunduğu bildirilmektedir.
Von der Leyen açıklamasında ETS ile ilgili;
hususlarına dikkat çekti.
Açıklamalardan, AB tarafında ETS’nin temel yapısının muhafaza edilmek istendiğini, ancak mevcut jeopolitik ve enerji piyasası kaynaklı baskılar karşısında sisteme kısa vadeli esneklik kazandırılmasının değerlendirildiği anlaşılmaktadır. AB içinde söz konusu düzenlemelere ilişkin yaklaşım birliği bulunmadığı, bazı üye devletlerin elektrik fiyatları ve sanayi rekabetçiliği üzerindeki baskının hafifletilmesi amacıyla ETS’de daha kapsamlı müdahaleler talep ettiği, buna karşılık bazı ülkelerin ise karbon piyasasının zayıflatılmasının Birliğin iklim hedeflerini olumsuz etkileyebileceğini savunduğu görülmektedir.
Ayrıca basına yansıyan bilgilere göre, piyasa istikrar rezervinde belirli eşiğin üzerindeki fazla tahsisatların otomatik iptal edilmesi uygulamasının gözden geçirilmesi ve gerektiğinde gelecekte piyasaya sunulabilecek daha geniş bir arz seviyesinin korunması gibi seçeneklerin tartışıldığı vurgulanmaktadır.
Bu gelişmelerin, AB’nin enerji maliyetleri ile iklim politikası hedefleri arasında yeni bir denge arayışı içerisinde olduğunu ve ETS’ye ilişkin teknik nitelikli görünen değişikliklerin ticaret ve sanayi politikaları bakımından da yakından izlenmesi gerektiğini ortaya koyduğu belirtilmektedir.